Merey Koleksiyonu: “Bir Tutku Hikâyesi”

Ahmet Merey ile Söyleşi: “Türk Resmi ve Merey Koleksiyonu”

8 Nisan 2019 tarihinde, grup şirketlerimizin tamamının katılımıyla, Ahmet Merey’in dört kuşaktır süregelen aile resim koleksiyonu üzerine gerçekleştirilen söyleşiye katılım sağlandı.

Söyleşi sırasında Ahmet Merey, Türkiye’deki sanat anlayışına ilişkin deneyimlerini ve görüşlerini de katılımcılarla paylaştı.

Değerli koleksiyonunu ve bilgi birikimini bizimle paylaştığı için Sayın Ahmet Merey’e teşekkür ederiz.

Merey Koleksiyonu: ‘Bir Tutkunun Hikayesi’ Prof. Dr. Burcu Pelvanoğlu’ndan alıntıdır.

Merey Koleksiyonu’nun Oluşum Süreci

Merey Koleksiyonu’nun çekirdeğini, başlangıcı dört kuşak geriye giden bir aile koleksiyonu oluşturur.

Resim yapan ve resim sipariş eden kuşakların ardından, Ahmet Merey de koleksiyon yapma amacıyla toplamaya başlamış ve ilk tablosunu satın almıştır.

“Yakınım Selman Pınar’ın Tiglat Sanat Galerisi’ni açmasıyla birçok sanatçıyla tanıştım. İlk tablomu, evlendiğim yıl olan 1978’de, Tiglat Sanat Galerisi’nde o yıl sergi açan Mehmet Pesen’den aldım. Sergide gördüğüm tabloya âşık olmuştum. Sergiden sonra, kasım ayları civarında, Kızıltoprak’taki evine giderek tablomu aldım.”

Ahmet Merey’in ailesinden miras kalan tüm resimlere baktığımızda, eserlerin dönemin modern sanatçılarına ait olduğu görülmektedir. Zaman zaman Türk sanatının erken dönemlerine ait eserler de koleksiyona dâhil edilmekle birlikte, Ahmet Merey aile geleneğini sürdürerek ağırlıklı olarak yaşadığı dönemin çağdaş sanatçılarına odaklanmıştır.

Portreler

Merey Koleksiyonu’ndaki “Otoportreler”, 1914 Kuşağı sanatçılarından günümüze uzanan geniş bir tarihsel kesiti sunmaktadır. Uzun bir zaman aralığını izleme olanağı tanımasının yanı sıra, otoportre bölümü; fotoğraf, video ve mekân düzenlemeleri gibi farklı malzeme ve yaklaşımlarla da dikkat çekmektedir.

Sanatçı Portreleri

Koleksiyondaki sanatçı portreleri; hoca-öğrenci, ressam-ressam, heykeltıraş, yazar, müzisyen, şair ve tiyatro oyuncuları arasındaki ilişkileri yansıtarak izleyiciye adeta bir sosyal tarih çalışması sunar.
Bu portrelerde kimi zaman Namık İsmail’in *“Ahmet Haşim Portresi”*nde olduğu gibi baskın sembolist öğeler görülürken, kimi zaman da dönemin en popüler sanatçılarının portrelerinin sıkça yapıldığına tanık oluruz. Koleksiyonda yer alan, farklı sanatçılar tarafından yapılmış Tevfik Fikret ve Bedri Rahmi portreleri bu duruma iyi örneklerdir.

Aile Portreleri

Ahmet Merey’in büyük dedeleri resim satın almış olsa da, aile içinde sanatçılarla birebir ilişki kurarak sanat hamiliği yapan ilk kişi, dedesi Ahmet Kara olmuştur.

Ahmet Kara, İbrahim Çallı ile dostluk kurmuş; önce kendi portresini, ardından eşi Makbule Kara’nın portresini Çallı’ya yaptırmıştır. Daha sonra Çallı, “Sahilde Kız Kardeşler” ve “Adada Kız Kardeşler” adlı tablolarındaki kadın figürlerinde, Makbule Hanım ve onun küçük kız kardeşinden ilham almıştır.

Diğer Portreler

Ahmet Merey Koleksiyonu, erken dönem anonim portrelerden genç kuşak sanatçıların eserlerine kadar uzanan çok sayıda resmi içerir. Yaklaşık 450 eserden oluşan portre koleksiyonunda, anonim erkek portreleri genellikle Osmanlı padişahları olarak betimlenmiştir. Kadın portreleri arasında ise Roman kadınlar, modern kıyafetli kadınlar, çok çeşitli kadın tipleri ve Art Deco üslubunda portreler yer almaktadır.

Pero Koleksiyonu

Pero Koleksiyonu, Merey Koleksiyonu’nun alt başlıklarından biridir.

Ahmet Merey’in, annesinin adından ilham alarak son on yıl içinde toplamaya başladığı bu koleksiyon; tuval resimleri, fotoğraflar, videolar ve heykeller gibi farklı malzemelerden oluşmaktadır.

Merey’in dedesi, kızına Pero adını verirken Roma mitolojisinden esinlenmiştir. Roma mitolojisinde Pero, hapiste olan babasını her gün ziyaret eder ve parmaklıklar arasından onu kendi sütüyle besler. Pero’nun hikâyesi, Batı sanat tarihinde pek çok kez ele alınmıştır.

Ahmet Merey, Hermitage Müzesi’nde Rubens’in Pero konulu en ünlü tablolarından birini gördükten sonra bu koleksiyonu oluşturma fikrine karar verir ve sanatçılardan Pero temalı eserler üretmelerini ister.

Merey Koleksiyonu’ndaki Pero eserleri, her sanatçının hikâyeye getirdiği farklı bakış açılarını yansıtır. Ağırlıklı olarak figüratif yağlıboya resimlerden oluşmakla birlikte, kullanılan çeşitli malzemeler ve üslup çeşitliliği bu temalı eserleri öne çıkarır.

Nazım Hikmet Koleksiyonu

Ahmet Merey, 2010 yılında Nazım Hikmet Vakfı tarafından düzenlenen Nazım Hikmet Sergisi’nde sergilenen eserleri satın alarak koleksiyonunda 33 eserden oluşan yeni bir bölüm açmıştır.

Nazım Hikmet Koleksiyonu; Alaettin Aksoy, Alp Tamer Ulukılıç, Asaf Zeki Yüksel, Ayşe Yonca Saraçoğlu, Caner Karavit, Feyyaz Yaman, Hakan Gürsoytrak, Huri Kiriş, İrfan Okan, İrfan Önürmen, Mehmet Güreli, Metin Karayağız, Murat Akagündüz, Mustafa Horasan, Mustafa Orkun Müftüoğlu, Nalan Yırtmaç, Neslihan Pala, Nilgün Sabar, Selçuk Fergökçe, Sezai Özdemir, Taner Güven, Temür Köran, Umut Germeç, Veysel Kurucu, Yalçın Karayağız ve Zeynep Özdemir’in Nazım yorumlarından oluşmaktadır.

Bu eserlerde kimi zaman Nazım’ın mücadeleleri ve savaşları, kimi zaman zaafları, kimi zaman da simgesel anlatımlarla ele alındığı görülür.

Merey Koleksiyonu’nda Çağdaş Sanatın Temsili / Farklı Malzeme ve

Kavramlar

Merey Koleksiyonu’nun ağırlıklı bölümleri; portreler (otoportreler, sanatçı portreleri, aile portreleri), Pero Koleksiyonu, Nazım Hikmet Koleksiyonu ve 1960 sonrası figüratif sanattır.

Figüratif sanat, hem koleksiyon oluşturma hem de malzeme açısından oldukça dirençlidir; bu eserlerin çoğu tuval üzerine yağlıboyadır. Koleksiyondaki sanatçıların büyük bölümü Akademi mezunudur ve bu durum, Akademi’nin 1960 sonrasında figüratif sanat geleneğini hiciv, ironi, eleştiri ve politik duruşla kuşaktan kuşağa nasıl aktardığını gözlemleme imkânı sunar.

Belirli bir çizginin dışında kalan sanatçılar da koleksiyonda önemli bir yer tutar. Figüratif eserlerin konu ve güncel meselelerine göre sınıflandırılması, koleksiyonun yeni hikâyeler eşliğinde izlenmesini sağlar. Kent, kadın, kadın-erkek ilişkileri, bireyin durumu ve güncel siyaset gibi konulara verilen sanatsal tepkiler, eğilimlerin ardışık değil yan yana görülmesine olanak tanır; böylece koleksiyon bir anlatıya dönüşür.

Diğer Eserler

Merey Koleksiyonu’nun büyük dedelerden miras kalan bir aile koleksiyonu olması, Ahmet Merey’in kişisel çizgisinin dışında eserlerin de koleksiyonda yer almasının nedenidir. Normal koşullarda bir koleksiyonun niteliğini zayıflatabileceği düşünülebilecek bu eserler, aksine koleksiyonu güçlendirmektedir.

Anonim portrelerin yanı sıra manzara, iç mekân, natürmort resimler ve fotoğraflar; belge niteliği taşıyan, Ahmet Merey’in ana koleksiyonundaki sanatçılara ait önemli çalışmalardır. Her koleksiyon bir araştırma laboratuvarı olarak düşünüldüğünde, ana temanın dışındaki bu eserlerin koleksiyonu tamamladığı; hatta bazılarının Türk resim sanatının baş yapıtları olduğu görülür. İbrahim Çallı’nın “Balo” adlı eseri, bu başyapıtların başında gelir.

İpek – Ahmet Merey Resim Yarışması

Ahmet Merey’in yakını Selman Pınar’ın Tiglat Sanat Galerisi’nde 1985 yılında düzenlenen “Genç Ressamlar Yarışması”, yalnızca Merey Koleksiyonu’na değil, 2000 yılından itibaren düzenlenmeye başlanan “İpek–Ahmet Merey Sanat Ödülleri”ne de ilham kaynağı olmuştur.

Lise ve üniversite öğrencileri ile 35 yaş altındaki tüm sanatçılara açık olan bu yarışmalarda dereceye giren birinci, ikinci ve üçüncü eserler Merey Koleksiyonu’na dâhil edilmiştir. Merey Ailesi, 2000 yılından bu yana resim ve heykel alanında genç sanatçıları teşvik etmek amacıyla “İpek–Ahmet Merey Resim Ödülleri”ni düzenlemektedir.

Merey Koleksiyonu Arşivi

Merey Koleksiyonu’nu Türkiye’deki diğer koleksiyonlardan ayıran en önemli unsurlardan biri, bir arşivle desteklenmiş olmasıdır. Ahmet Merey, bir röportajında arşivin oluşumunu şöyle anlatır:
“Sanatçıların defterlerini de alıyorum. Koleksiyonumda çağdaş ve eski sanatçılara ait pek çok defter var. Genç sanatçılardan resim aldığımda, desenlerini de alıyorum. Bazı sanatçıların sehpaları da bende. Elimden geldiğince sanat kitapları toplamaya çalışıyorum. Sanatla ilgili efemeralara da ilgim var. Bunlara tam anlamıyla koleksiyon denemez ama bu kitap ve defterleri, resim koleksiyonumun yanında destekleyici bir bütün olarak görüyorum.”

Ülkemizin önde gelen bir çok enerji yatırım şirketi için

600MWp

anahtar teslim GES kurulumu.